eril zihniyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eril zihniyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2013 Salı

Kurtarılma Tehlikesinden Kurtarmak

Bu yazıda dikkat çekmeye çalışacağım şey, Flashdance filminden bir sahne üzerine
olacağından, öncelikle kabaca filmi özetlemek iyi olur: Alex, bir kulüpte dansçı olarak çalışmaktadır. Sevdiği işi yaparken (kariyer yapmak istediği şeyi) kendisine bir ek gelir de sağlamaktadır. Erkeklerle para karşılığı veya işinin bir parçası olarak yakınlaşmaz -yani işi de gerektirmez. Yakın arkadaşı Jeannie, buz pistindeki başarısızlıktan sonra striptiz kulübünde çalışmaya başlar. Bunların ardından senaryo, ana karakter Alex üzerinde şekillenir fakat bu yazıyı ilgilendiren kısım; Alex’in bunu öğrenince arkadaşını yeni işyerinde dans ederken oradan çıkarması. Hikayede bu yaptığına uygun düşen ifade aslında “kurtarıyor”. Nitekim değişik kaynaklardaki film özetlerinde de bu tabir geçiyor.

13 Mart 2013 Çarşamba

Anneliğin Kutsal Sayılması Üzerine


Bir akşam yemeği sohbeti esnasında tanıdığımız x bir adamın çapkın olması ve yeni birlikteliğinden laf açılınca; ister istemez konu genel anlamda kadınların ve erkeklerin çapkınlık eğilimine geldi. Tahmin edilebileceği gibi; “Erkektir, yapar” şeklinde konu bağlandı ve “O zaman kadın da yapabilir” savına ise yanıt şu oldu: “Ama kadınlar, annelikten dolayı kutsal sayıldığı için böyle bir şeyin onların yapması aynı değil.”

8 Mart 2013 Cuma

Kadın Dediğin


Kadın dediğin şöyle olmalı, böyle olmalı..   [Video]

"Kadın dediğin güzel olmalı. Baktın mı bakacaksın."
Sen bakarken kadın ne düşünür, rahatsız olur mu umurunda değil zaten. Belki de bu yüzden senin gibi bakanlar bu kadar itici.

26 Şubat 2013 Salı

Düş Gezginleri: “Eve ekmek getirme” sendromu mu, erkek şovenizmi mi?


Toplumumuz evliliklerini (veya zindan hayatını) eleştirirken veya kadının erkekten gördüğü şiddeti konuşurken ekonomik düzenden de mecburen bahsedilir. Kadının ekonomik özgürlüğünün olmadığında erkeğin ekonomik alanda kurduğu hakimiyeti bir koz olarak kullanıp gerek sözle gerek fiziksel olarak kadını tehdit ettiği örneklerine çokça değinmişizdir. Çoğunda da “erk” sahibine, daha doğrusu toplumun ve geçmişin ona yüklediği erk ile birlikte bunu sürdürme geleneğini taşıyan –ve bunun farkında bile olmayan- erkeğe öfkeleniriz. Bunun yanında kaçınılmaz olarak ataerkil yapıyı eleştiririz.

11 Şubat 2013 Pazartesi

Klitoridektomi Sünnet Değildir



6 Şubat, Kadın Sünnetine Karşı Sıfır Tolerans* Günüydü. İnsanlık dışı bu uygulamanın daha fazla sürmemesi adına farkındalık yaratmak için 2003’te Stella Obasanjo tarafından bu isimle ilan edilmiş.  

30 Ocak 2013 Çarşamba

Lafım Size


Sosyal medyadan bir kadın düşmanlığı örneği daha...

"Amaan, sadece espri..." diyerek gizleyemezsiniz bunu, üzgünüm. 

Bilimsel olmaya çalışmış ama olamamış. Cehalet ürünü desem yeridir. 

Bunu hazırlayan, bunu görüp de gevrek gevrek gülen, paylaşan herhangi biriniz, hepiniz... Lafım size. 

14 Aralık 2012 Cuma

Mehtap Erel'in Menziline Girmek

İfade özgürlüğüne inanırım. Keşke herkes aklından geçeni herhangi bir baskı unsuru (siyasi, "ahlaki", sosyo-ekonomik) olmadan yazabilse, söyleyebilse -başkalarını zan altında bırakmadıkça ve onlara hakaret etmedikçe elbette. 

8 Kasım 2012 Perşembe

Mizojinist Kadınlar - 1















İşte böyle yiyin birbirinizi, başkasını hemen ötekileyin.
Sizden isteneni böylece harfiyen yerine getirin.
Bu yüzden başarılı olduğunuz söylenebilir.
Tebrikler.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Hangisi Doğru?

Doğru bir yaşam formu yok aslında. Monogamik veya poligamik ilişki yaşayabilirsiniz. Çekirdek bir aile kurabilir veya yalnız yaşayabilir ya da komün hayatı benimseyebilirsiniz. Çocuk sahibi olmak isterseniz iki yaşında kreşe başlatabilir ve okul eğitimi almasını sağlarken siz de çok sevdiğiniz kariyerinize, şehir hayatına devam edebilir veya dünyayı dolaşırken eğitimini bizzat siz üstlenebilirsiniz. Bir adada veya metropolde yaşamayı tercih edebilirsiniz. Kendi yaptığınız mütevazı bir kulübede yaşamayı veya yıllarca borcunu ödeyeceğiniz mortgage kredisiyle alacağınız evde yaşamayı seçebilirsiniz. 

7 Ağustos 2012 Salı

Kadın Bedeninde Şovenist Bir Erkek

Şovenist erkek zihniyetinin kadın bedeninde vücut bulmuş haline, gündem diliyle Sibel Üresin deriz biz Türkler. Üresin derken de ürememesini dileriz içten içe.

6 Temmuz 2012 Cuma

Erkekler De Topluma Aittir



"Doğurma kapasitesi itibariyle kadınlar topluma aittir" lafının ardından, sonradan aklıma erkeklerin de istense topluma mal edilebileceği gelmişti, fakat yazmamıştım. Yani bakış açısını değiştirirsek senaryo aynen ters çevrilebilir, şöyle ki:

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Dinle Küçük Adam

"Seni gayri meşru bir ilişkiden doğuran anneni her görüşünde ahlaksızlıkla suçlayan sen değil misin, küçük adam? "Evlilik sonucu dünyaya gelen çocukları meşru, evlilik dışı" çocukları gayri meşru diye damgalayan sen değil misin? Yaşadığımız gezegenin zavallılık vadisindeki bir zavallısın sen! Kendi sözcüklerini bile kavrayamıyorsun.
Yeni doğan İsa'yı ululuyorsun. O İsa evlilik dışı bir ilişkiden doğmuştu. Yeni doğmuş İsa'da cinsel özgürlüğe kavuşma özleminin olduğunu bilmeden ululuyorsun onu. Küçük evliliğe bağlı küçük adam. Sen gayri meşru bir ilişki sonucu doğmuş, evlilik dışı çocuk tanımayan İsa'yı Tanrı'nın oğlu katına yükselttin.
Ama yine de kendi gerçekliğinle, gerçek sevgin ve gerçek nefretinle, din yasalarını temel alarak çocuklara saldırıyorsun, sefil ve küçük bir adamsın sen!"

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Bir Gazeteciden Yaratılış Dersleri






Bu akşam itibariyle öğrendiğim demeçtir yukarıda gördüğünüz. Kısacık ama oldukça fazla anlam içeriyor. Küçümsenecek gibi değil. 

13 Mart 2012 Salı

Kimi Kandırıyorsunuz?


Bir süre önce sosyal medyada şöyle birşeye rastladım:

Bir İngiliz sorar:
-Kadınlarınız neden başkasıyla el sıkışmıyor?
Müslüman cevap verir:
-Siz neden kraliçe Elizabet'le el sıkışamıyorsunuz?
İngiliz:
-Herkes onunla el sıkışamaz. O bir kraliçe. Sadece Bazı Belirli Kişiler...
Müslüman:
-Bizim kadınlarımız da bizim kraliçemizdir! ...ve helali olmayanlar; el sıkışmazlar!... *

18 Ekim 2011 Salı

Ceviz, Armut ve Kaşar


Sizce bir yazarın icraatı; düşündüklerini süsleyerek, biçimleyerek, kendi üslubunu katarak yazmaktan mı ibarettir? Sosyal duyarlılık önemli değil midir mesela? Bazı kesimler mevzubahisken hassasiyet göstermemek? Hele de yüksek tirajlı bir gazetenin yazarı iseniz?

25 Eylül 2011 Pazar

Atsineği Misali Bir Dizi

Popüler kültür malzemelerinin "nabza göre şerbet" olduğu genel bir kural olarak bilinse de, yine de geniş kitlelerin tepkisini toplayan yapımlar olabiliyor, iyi ki de oluyor. Bunlardan biri de -tabii ki- Sex and the City.

21 Eylül 2011 Çarşamba

"Erkeklerimiz Cinnet Geçiriyor"



Son zamanlarda dindar/muhafazakar kesim tarafından uğradığım saldırıların ardından zaten hazır olan yazıyı yayınlamanın zamanıdır dedim. Bu çifte standarta benim de diyeceklerim var. İşin komik tarafı, bir kere bile din karşıtı veya dindar insanları hedef alan söylemlerde bulunmadan nasıl tepki çektim anlamadım =)

17 Haziran 2011 Cuma

Türban Fantezisi ve Google Arama Sonuçları



Baştan söyleyeyim; bu arama sonuçlarını "Aa bakın türban ne sapıklıklara neden oluyor" vs gibi yorumladığım için koymadım. 


Durum sadece ironik göründü:

24 Mayıs 2011 Salı

Bence Üremesin

Dünyaya erkeğin biçtiği rolleri oynamak için geldiğine inanan ve bu rollerde başarılı olmak için artık makinalaşmış olmaktan gurur duyan, "ben bir et parçasıyım yihuu!" diyen kadınlardan bir başkasıyla tanıştık. Yani ben yeni öğrendim. Sibel Üresin adlı bir kadın(?).

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...