cinsiyet eşitsizliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinsiyet eşitsizliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2013 Cuma

Kadın Dediğin


Kadın dediğin şöyle olmalı, böyle olmalı..   [Video]

"Kadın dediğin güzel olmalı. Baktın mı bakacaksın."
Sen bakarken kadın ne düşünür, rahatsız olur mu umurunda değil zaten. Belki de bu yüzden senin gibi bakanlar bu kadar itici.

6 Temmuz 2012 Cuma

Erkekler De Topluma Aittir



"Doğurma kapasitesi itibariyle kadınlar topluma aittir" lafının ardından, sonradan aklıma erkeklerin de istense topluma mal edilebileceği gelmişti, fakat yazmamıştım. Yani bakış açısını değiştirirsek senaryo aynen ters çevrilebilir, şöyle ki:

25 Eylül 2011 Pazar

Atsineği Misali Bir Dizi

Popüler kültür malzemelerinin "nabza göre şerbet" olduğu genel bir kural olarak bilinse de, yine de geniş kitlelerin tepkisini toplayan yapımlar olabiliyor, iyi ki de oluyor. Bunlardan biri de -tabii ki- Sex and the City.

19 Nisan 2011 Salı

2 Tip Kadın Vardır (?)



Evet günlük... (ne kötü bir giriş, günlük yazmadaki becerim(!) ta ortaokulda belliydi zaten =) )

Geçen gün yine düşündüren bir anekdota şahit oldum; erkek cinsinden bir arkadaş dedi ki: "Dünyada iki tip kadın vardır. Biri özgür takılan yani 'hafif' dediğimiz; diğeri sadık, güvenilir."

5 Kasım 2010 Cuma

Evet, mümkün...



İlk tartışma sorusunu ve argümanı sonuçlandırmadan bırakmıştım. O yüzden aynen devam:

Bu nasıl mümkündür? Tek şansı dışarıdan bakabilmesi ve fark edebilmesidir ancak bu şans ona tanınmamıştır. 

…öyleyse kadının bu şansı kendisine vermenin ilk yolu, kendi sorumluluğunu alıp değerinin ve öneminin farkına varmasıyla olabilir. Farkındalığı artan kadın zaten bunu hayata geçirmek için; kendisinin çocuk dünyaya getirme ve büyütme makinesinden (Osho, 1996) başka birşey olmadığı düşüncesinden kurtulacak, hayattaki amacının erkeği (sevdiği kişiyi değil, erkeği) mutlu ve memnun etmek fikrinden ve bu yönde şartlandığı daha bir sürü şeyden vazgeçecektir.
Tabii ki bu, tek tarafın, tek yönlü birşeyler yapmasıyla kolay değişecek bir düzen değildir, zira insan ilişkileri sürekli birbirleriyle etkileşim içindedir. Zaten sadece kadınların farkındalığının artmasını sağlamak yeterli olmayacağı (ilk temel şart da olsa) gibi bu, erkekleri dışlamak olur. Bu da, karşı tepkiyi, iletişimsizliği ve yanlış anlaşılmayı beraberinde getirir (Birçok feministe anlatamadığım da budur!).

Bu bağlamda erkeğin yapması gereken de, kadının değerini ve önemini anlaması, onun varoluşunun kendi varoluşuna hizmet etmek olmadığını fark etmesi ve onu özgür kılmasıdır. Elbette bu, birçok erkeğin işine gelmeyecek bir durumdur ancak bu bile değişebilir, çünkü gerçek anlamda özgüveni tam olan erkek, zaten kadının bu konumda ve durumda olmasına ihtiyaç duymayacak, onun kendinden menkul olduğunu bilecek ve onu özgür kılacaktır. Burada önemli olan bir nokta; "insanlar şöyle yapmalı, böyle yapmalı... " vb. faydasız askeri söylemlere asla prim vermediğim ve bence verilmemesi gerektiğidir. Kimseye zorla, kendisi için daha iyi olacaksa bile bir fikir veya bakış açısı beğendiremezsiniz. Örgütlenip çoğalıp slogan atarak ise iyice uzaklaşırsınız. Birebir, hoşgörülü ve telaşa yer vermeyen bir iletişimdir kast ettiğim. Uzun bir süreçtir belki, ama en azından daha olasıdır.

Başlıktaki soruya çocuk bakımı “sorunu” gibi yaklaşmamın nedeni, söz konusu soru sorulduğunda çoğunluğun hemen verdiği cevabın veya arkasına sığındığı ilk meselenin çocuk olmasıdır. Elbette sadece bu değildir, kadına atfedilmiş daha bir sürü görev vardır. Bu sadece başa çıkması daha zor gibi görünen bir meseledir. Kadının, ondan beklenen yükümlülüklerle olan ilişkisinin algısı değiştiği zaman, doğasına ters düşmeden modern ekonomik düzende yerini alarak özgürlüğünü kazanabilir. Bu uzlaşma mümkündür. Dünyada örnekleri de vardır. Ve bu örnekler istisnasız kadın ve erkek eşitliğinin en çok sağlandığı ülkelerdir (bkz. Küresel Cinsiyet Eşitsizlği Endeksi, Dünya Ekonomi Forumu).

L

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...