26 Şubat 2013 Salı

Düş Gezginleri: “Eve ekmek getirme” sendromu mu, erkek şovenizmi mi?


Toplumumuz evliliklerini (veya zindan hayatını) eleştirirken veya kadının erkekten gördüğü şiddeti konuşurken ekonomik düzenden de mecburen bahsedilir. Kadının ekonomik özgürlüğünün olmadığında erkeğin ekonomik alanda kurduğu hakimiyeti bir koz olarak kullanıp gerek sözle gerek fiziksel olarak kadını tehdit ettiği örneklerine çokça değinmişizdir. Çoğunda da “erk” sahibine, daha doğrusu toplumun ve geçmişin ona yüklediği erk ile birlikte bunu sürdürme geleneğini taşıyan –ve bunun farkında bile olmayan- erkeğe öfkeleniriz. Bunun yanında kaçınılmaz olarak ataerkil yapıyı eleştiririz.

11 Şubat 2013 Pazartesi

Klitoridektomi Sünnet Değildir



6 Şubat, Kadın Sünnetine Karşı Sıfır Tolerans* Günüydü. İnsanlık dışı bu uygulamanın daha fazla sürmemesi adına farkındalık yaratmak için 2003’te Stella Obasanjo tarafından bu isimle ilan edilmiş.  

30 Ocak 2013 Çarşamba

Lafım Size


Sosyal medyadan bir kadın düşmanlığı örneği daha...

"Amaan, sadece espri..." diyerek gizleyemezsiniz bunu, üzgünüm. 

Bilimsel olmaya çalışmış ama olamamış. Cehalet ürünü desem yeridir. 

Bunu hazırlayan, bunu görüp de gevrek gevrek gülen, paylaşan herhangi biriniz, hepiniz... Lafım size. 

14 Ocak 2013 Pazartesi

Tek eşlilik

Tek eşlilik, sadakat, ihanet ve çok eşlilik konularından bir çok kez bahsettik ama işin özü hakkında çok fazla konuşmamıştık. Tek eşliliğin kökeninde kıskançlık, mal paylaşımı, din ve erkek hegemonyası olduğundan bu konu dönüp dolaşıp yine toplumların kadın-erkek ilişkilerine bakış açılarındaki farklılıkları göz önüne getiriyor.  Adam Philips, Monogamy adlı kitabında bu konuyu irdelerken marjinal sorular sorarak okuyucunun kafasında hafakanlara yol açıyor. Tek eşlilik konusuna girmeden önce biz de sorulması gereken soruları şimdiden soruyoruz:
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...